30/8/13

Suriye ile ilgili ortak açıklama




Uluslararası Detant ve Barış için Yunan Komitesi, Türkiye Barış Derneği ve Kıbrıs Barış Konseyi’nden Suriye ile ilgili ortak açıklama

 

Türkiye, Kıbrıs ve Yunanistan’ın anti-emperyalist barış hareketleri seslerini birleştiriyor ve emperyalistlerin bölgede başka bir yağma savaşı için yürüttüğü son hazırlıkları şiddetle kınıyor. Demokrasiyi geliştirmek sloganı altında iki yıldır organize bir şekilde uygulanan ve bölgeyi kana bulayan, şimdi de kardeş Suriye halkına benzeri görülmemiş katliamı provoke eden planları bir kez daha şiddetle kınıyoruz.

Özellikle şunun altını çizmek isteriz ki Suriye ile ilgili bu dramatik gelişmelerin temel nedeni, emperyalistlerin, özellikle ABD ve NATO’nun, ‘Yeni Orta Doğu’ planlarına paralel bir değişimi dayatmak istemesidir. Bu kanlı savaş oyununda, ABD dışında, Türkiye, örgüt olarak NATO, çeşitli gerici Körfez monarşileri ve AB tarafından önemli roller oynanmaktadır. Hepsi yağmadan pay alma derdindedir.

Dünya Barış Konseyi ve barış hareketlerimiz uzun bir süredir, Türkiye Hükümeti’nin ülkeyi bir sıçrama tahtası olarak kullandırtması, silahlı çetelerin gizlice Suriye’ye sokulması konusundaki aktif rolü ve NATO’ya ait Patriot Füzeleri’nin Türkiye-Suriye sınırına yakın yerlere konuşlandırılması ile tırmandırdığı gerginliği deşifre ediyor, halklarımızı bu konuda uyarıyordu. Bugünlerde lojistik destek, Yunanistan ve Kıbrıs’taki yabancı üsler aracılığı ile hızlandırılmış durumda. Bu yöntemle, bu ülkeler emperyalistlerin kanlı planlarına ortak edilmeye çalışılmaktadır.

Suriye, emperyalistler ve işbirlikçileri için merkezi referans noktasını temsil etmektedir. Suriye'nin olası işgali ve sonrasında başka bir kukla devletin kurulması, hayli önemli stratejik enerji yollarının kontrolü ve zengin kaynaklara sahip olan İran’ın şu an Suriye rejimini yıkmaya çalışan güçler tarafından kuşatılması ile ilgilidir.

Hedeflerine ulaşmak için, yeni bir emperyalist savaşa giden yolda son bir adım attılar. Savaş için öne sürdükleri bahane Irak’tan ve diğer yerlerden tanıdık geliyor. Taktik her zamanki gibi kirli – rejimin kitle imhası için kimyasal silah kullandığı iddia ediliyor. Bu iddia doğrulanamadı, tıpkı daha önceki iddialar gibi… Fakat eski Lahey başsavcısı ve şimdi BM Araştırma Komisyonu üyesi olan Carla del Ponte’nin bile Mayıs 2013’te açıkladığı gibi ‘Muhalif’ güçler kimyasal silah kullandı.

Bu gelişmenin zamanlamasına daha fazla vurgu yapmalıyız. Suriye’ye yönelik saldırı kampanyasının son birkaç günde hız kazanması tesadüf değildir. Radikal İslamcı grupların Suriye Ordusu tarafından üst üste yenilgiye uğratıldığı gerçeği kolaylıkla gözlemlenebilir. Ayrıca Türkiye’deki Haziran ayaklanması silahlı çeteler için ayrı bir bozgun olmuştur. Dahası saldırı diyaloğun ve barışın Suriye’deki çatışmayı çözebileceği bir döneme denk getirilmiştir. Bu saldırının bir amacının da Suriye Hükümeti’nin Cenevre görüşmelerine katılmasını engellemek olduğu açıktır. NATO’ya ve AB’ye bağlı tüm hükümetler, bu dakikada, Suriye halkına karşı işlenen ve işlenmesi planlanan tüm suçlara ortaktır.

Kıbrıs, Yunanistan ve Türkiye’nin barış güçleri, hükümetlerinin, halkları için yeni trajediler getirecek bu savaşa katılımı konusunda büyük endişeler taşıdıklarını açıklamaktadırlar. Yunanistan, Türkiye ve Kıbrıs halklarının büyük çoğunluğu, askeri üsler, hava alanları ve diğer altyapıları ile ülkelerinin kanlı emperyalist planlara aktif biçimde katılmasını reddetmektedir.

Halklarımızı bu savaşa karşı durmaya ve hep birlikte haykırmaya çağırıyoruz:

Komşu bir ülkede yeni bir emperyalist savaş istemiyoruz!

Kardeş Suriye halkına karşı işlenen suçlara dâhil olmak istemiyoruz!

Halkları katledenlere toprak da yok, su da yok!

Tüm askeri üsler kapatılsın!

Üç Barış Hareketi olarak mücadelemizi koordine etmek amacıyla, 19-21 Ekim tarihlerinde Girit'in Hanya kentinde, ABD ve NATO'nun Suda Üssü’nün yakınında rdüncüsü gerçekleştirilecek olan Üçlü Toplantımızı gerçekleştireceğiz.

Δεν υπάρχουν σχόλια:

Δημοσίευση σχολίου