9/3/13

Troodos Gezisi konulu basın toplantısında EDON Genel Sekreteri Haris Karamanos tarafından yapılan açıklama

Troodos Gezisi konulu basın toplantısında
EDON Genel Sekreteri Haris Karamanos tarafından yapılan açıklama
6 Mart 2013 – Dayanışma Evi

EDON Merkez Konseyi yıllık Troodos Gezisi’ni 10 Mart 2013 günü gerçekleştirecektir. Kıbrıs’ın dört bir yanından öğrenciler, genç çalışanlar, her yaştan insan ülkemizin ve halkımızın yeniden birleşmesi için mücadeleye devam etme isteğini dile getirerek bu geziye katılacaktır.

Bu kitlesel etkinlikte bizimle birlikte olacak olan Kıbrıslıtürk ilerici gençlik örgütlerine, Birleşik Kıbrıs Partisi (ΒΚΡ) ve Yeni Kıbrıs Partisi (YKP) gençlik örgütlerine yürekten hoş geldiniz diyorum.

Ülkemiz gençliğinin faaliyetleri arasında bir referans noktasını teşkil eden yıllık Troodos Gezisi iki toplumun yeniden yakınlaşmasına katkıda bulunma özelliğine ve antiemperyalist niteliğe sahiptir. Bu gezi, Kıbrıs halkının federal, bağımsız, barış içinde, yeniden birleşmiş ve askerlerden arındırılmış bir vatanın gerçek efendisi olarak yaşaması için verdiği kurtuluş mücadelesinin gerçek yurtsever içeriğine sahiptir.

Biz, Kıbrıslırum-Kıbrıslıtürk gençler bu yıl da yurdumuzun en yüksek doruğuna çıkacağız ve işgalci Türkiye’nin, tel örgülerin iki tarafında da var olan milliyetçilerin ve emperyalistlerin duyması için güçlü bir şekilde hep birlikte haykıracağız: ne kadar engel koysalar da, ülkemiz aleyhine işlenen çifte cinayete karşı halkımız mücadeleye devam edecek ve taksimle asla uzlaşmayacaktır.

Bu yılki gezi “NATO’ya karşı yeniden birleşme için ileri” sloganı altında gerçekleştirilmektedir. Ülkemiz milliyetçilik ve şovenizmden çok acı çekti. Yaşananlardan en nihayet ders almalıyız. Şimdi Kıbrıslırumların ve Kıbrıslıtürklerin birbirlerine daha fazla yakınlaşmasının zamanıdır, iki toplumun ortak eyleminin yaşama geçirilmesinin zamanıdır. Bunun için Kıbrıs’ın tüm gençlerine bu etkinliğe kitlesel olarak katılma ve barış, güvenlik ve demokrasi koşullarında ortak geleceğimizi inşa etme çabasına bütün gücümüzle katkıda bulunma çağrısında bulunuyoruz.

İngiliz üslerine antiemperyalist yürüyüş

Yurdumuzun “Barış İçin Ortaklık” konseptine girmesi için bugün yapılan tartışmalar Sol olarak samimiyet ve tutarlılıkla ortaya koyduğumuz tutumun haklılığını bir kez daha göstermektedir. Yaklaşık üç yıldır Barış İçin Ortaklığın NATO programı olmadığını iddia eden siyasal güçler, bugün iddialarını geri çekip, bunun NATO’nun bir ayağı olduğunu kabul etme noktasına gelmektedirler.

Yurdumuzun NATO’ya sokulmasını asla kabul etmeyeceğimizi net olarak beyan ediyoruz. NATO’nun ve yan dallarının dağıtılmasını arzuladık ve arzu etmeye devam ediyoruz. Bugün geçmişin ideolojik saplantılarıyla hareket edenler kimlerdir? Seçildiği ilk andan itibaren Kıbrıs’ın Barış için Ortaklık programına girmesi yönünde niyetini ilan eden Sayın Anastasiyadis değil mi?

Halklar NATO’nun ne demek olduğunu çok iyi biliyorlar. Libya’da, Irak’ta, Afganistan’da yaşanan savaşlar, Yugoslavya’nın bombardıman edilmesi ve bölünmesi, Filistin’de sivillerin katledilmesi, acımasız diktatörlüklerin dayatılması ve bunlarla işbirliği, Güvenlik Konseyi kararlarının ve uluslararası hukukun çiğnenmesi, tüm bunlar NATO’nun “eserleri”dir. Amerikancı NATOcu komplonun trajik sonuçlarını Kıbrıs halkı hala yaşamaktadır.
NATO’yu ve yan kollarını destekleyenlere soruyoruz:
-      Kıbrıs’ın aleyhine işlenen çifte cinayetin planları NATO karargâhlarında hazırlanmadı mı yoksa bu da “bir Sol propaganda” mı?
-      Adanın tamamen askerlerden arındırılmasına yönelik tarafımızın tezini desteklemeye son mu verdiler?
-      Ortaya koydukları tutumla, Türkiye’nin çok istediği şekilde, NATO ordusunu Kıbrıs’a davet ettiklerinin bilincindeler mi?
-      Kıbrıs’ın savunma planlamalarına ilişkin, Türkiye’nin NATO üyesi olarak bilgi ve erişiminin olacağından ve bunun zıddının olmayacağından rahatsız olmuyorlar mı?
-      Türkiye Yunanistan’ın hava sahasını ihlal ederken, NATO Yunanistan’ın hakkını ve egemenliğini savundu mu?
-      Barış İçin Ortaklığın eğitim merkezlerinden birinin Ankara’da olduğunu biliyorlar mı?

NATO’nun bundan sonraki “barışçıl” kan dökme operasyonlarında Kıbrıslıların da yer alması bizce akıl almaz ve kabul edilemez bir şeydir.

Gençliğin gerçek yurtsever gücü olarak EDON, yurdumuzun NATO idaresi altındaki bir ülke olmasına asla izin vermeyecektir. Yılmadan, yorulmadan Kıbrıs’ta ve tüm dünyada barış için mücadeleye devam edeceğiz.

Troodos Gezisi çerçevesinde saat: 10.00’da Troodos meydanından İngiliz üslerine antiemperyalist yürüyüş gerçekleştirilecektir. Bu protesto yürüyüşüyle “Yeni Dünya Düzeni” çerçevesinde İngiliz ve Amerikan emperyalizminin uluslararası siyasi tutumunu kınayacağız ve Kıbrıs’taki İngiliz üsleri konusunun açık kalmaya devam ettiği mesajını vereceğiz.

Kıbrıs halkı halkları katledenleri af etmeyi, ABD ve İngiltere için savaşmayı reddetmektedir. Ne Kıbrıs’ı NATO’da, ne de NATO’yu Kıbrıs’ta görmek istemiyoruz. Kıbrıs biliyor, halk hatırlıyor.

Yaşasın Barış!
Kahrolsun NATO ve savaş!

Halk direnişe!


Platanya piknik yerinde siyasi - sanatsal etkinlik

Ardından, saat: 11.30’da Platanya piknik yerinde bir konseri de içeren siyasi - sanatsal bir etkinlik gerçekleştireceğiz. Etkinlikte AKEL Merkez Komitesi Polit Büro üyesi Stefanos Stefanu, EDON Genel Sekreteri Haris Karamanos ve Kıbrıslıtürk ilerici gençlik örgütlerinin temsilcileri selamlama konuşmaları yapacaklar.

10/2/13

EDON'un TROODOS GEZİSİ, 10 Mart 2013

 

KIBRISLIRUM BASIN ÖZETLERİ, 11 Şubat 2013


FİLELEFTEROS gazetesinin bugünkü ana haberi Kıbrıslıların özelleştirmelere ilişkin yaklaşımı. Gazeteye göre Kıbrıslılar, Kıbrıs Elektrik Kurumu’nun, Kıbrıs Telekomünikasyon Kurumu’nun ve Limanlar İdaresi’nin özelleştirilmelerine karşılar. Filelefteros gazetesi hesabına RAİ şirketi tarafından yapılan kamuoyu araştırmasının sonuçlarına göre, Troyka’nın önerdiği özeleştirmeleri yurttaşlar oy verdikleri siyasi partilerden bağımsız bir şekilde reddediyorlar. %62’lik bir kesim Kıbrıs Elektrik Kurumu’nun özelleştirmesine karşı çıkarken bundan yana olanların oranı %34. Kıbrıs Telekomünikasyon Kurumu’nun ve Limanlar İdaresi’nin özelleştirilmesine karşı çıkanların oranı ise %61. Memorandum konusunda ise toplum üçe bölünmüş durumda. %36’lık bir kesim memorandumu kabul ederken, %33 buna karşı çıkıyor. %28’in ise ne bundan yana, ne de buna karşı bir eğilim içerisinde olduğu görülüyor. Bu tablo, konuyla ilgili kamuoyunda gerçekleştirilen tartışmaların yarattığı karmaşayı da ortaya koyuyor. Bu arada %52’lik bir kesim memorandumu tek yol olarak görüyor. %43’lük bir kesim ise krizden çıkış için daha başka yolların da olduğunu düşünüyor.

4/2/13

KIBRISLIRUM BASIN ÖZETLERİ, 4 Şubat 2013


FİLELEFTEROS gazetesinin bugünkü ana haberi Pimko’nun son raporu. Gazeteye göre, Kıbrıs için zorluklar şimdi başlıyor. Pimko ilk pozisyonunda ısrar etti ve Kıbrıs bankaları ile kooperatif kuruluşlarının gereksinimleriyle ilgili olarak uç senaryonun ön gördüğü 10,1 milyar avroluk bir hesap çıkardı. Pimko ilgili raporunu hazırlarken Kıbrıs bankalarının önümüzdeki üç yıllık sürede uğrayacakları zararı da dikkate aldı. Elde edilen bilgilere göre, temel senaryoda öngörülen rakam 7 milyar avro oldu. Kıbrıs Bankası ile Laiki Bankası’nın gereksinimleri için 4 milyar avronun altında bir rakam üzerinde durulurken kooperatifler için 1 milyar, Helenik Bank için de 300 milyon avro hesaplandı. Temel senaryoda ise Helenik Bank için herhangi desteğe gerek görülmüyor. Pimko’nun raporu sonrası esas soruyu Kıbrıs’ın borçlarının sürdürülebilir olup olmadığı teşkil ediyor. Pimko’nun belirlediği rakamlara göre, Kıbrıs’ın borcunun Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla’ya oranı %144’e çıkıyor. Bunun yanı sıra Uluslararası Para Fonu’nun kredi paketine katılımı ve Rusya’nın bu süreçte yer alması, yarı kamusal iktisadi teşekküllerin özelleştirilmesi, bankaların önümüzdeki altı aylık süre içerisinde sermaye arayışları ve özel sektör bankalarının devletleştirilmeleri konuları ele alınması gereken konular olarak gündemde olacak. Pimko’nun raporu sonrası kendilerinin bilgilendirilmediğini iddia eden muhalefet öfkeli.