11/12/12

KIBRISLIRUM BASIN ÖZETLERİ, 11 Aralık 2012


FİLELEFTEROS gazetesinin bugünkü ana haberi Kıbrıs’ın memorandum süreci. Gazeteye göre, Kıbrıs’ın kredi kullanma yolunun açılması amacıyla Kıbrıs bankalarının yeniden sermayelendirilmeleri için gerek duyulacak miktarın belirlenmesine kadar yürünecek yolun sonu belli olmayan bir korku filmi olacağı görülüyor. Bugüne kadarki göstergeler memorandumun imzalanması yolunun daha da zor olacağı yönünde. Uluslararası Para Fonu’nun New-York’taki merkezinden Filelefteros’un elde ettiği bilgilere göre, Kıbrıs’ın memorandumunu Fon’un zor imzalayacağına inanılıyor. Bunun gerekçesi olarak da Kıbrıs’ın kamu borçlarının Gayri Safi Hasıla’ya oranının %110’u geçeceği gösteriliyor. Oysa bugüne kadar %120 oranından bahsediliyordu. 13 Aralık Perşembe günü gerçekleştirilecek olan Eurogrup toplantısında Maliye Bakanı Vasos Şarli’nin elinde bankalar için gerekli olan miktar hakkında kesin bir rakam olmaksızın konuşması bekleniyor. Tüm göstergeler Kıbrıs’la ilgili durumun 21 Ocak’ta yapılacak Eurogrup toplantısında siyasi düzeyde “sert Kuzey” tarafından belirleneceği yönünde. Lefkoşa bu süreçte kamu borcunun sürdürülebilir bir düzeyde kalması için bankaların gerek duyacakları meblağı aşağı çekmeye çalışıyor. PİMCO’nun dikkate aldığı parametrelere yönelik olarak farklı değerlendirmeler var. Kıbrıs Merkez Bankası’nın değerlendirmelerine göre, Kıbrıs bankalarının ihtiyacı 7 milyar avro. PİMCO ise bu rakamı uç senaryolarda 9,5 milyar ve en iyimser senaryolarda ise 6,5 milyar olarak belirledi. Troyka’nın ise kendisini güvence altına almak amacıyla bu rakamı yukarı çekme yönünde hareket ettiği ifade ediliyor.

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları

Sosyal Sigorta Kurumu 2011 yılında 315,5 milyon avro artıda kaldı. Bu rakam 2010 yılında 350,3 milyondu. Kurum 2011 yılında 1 milyar 520 milyon 200 bin avro topladı. Bu rakam bir yıl önceye göre, %4,1 oranında bir artış anlamına geliyordu. Bunun temel nedeni de kuruma ödenen prim oranlarındaki artış ile faiz gelirlerinden elde ettiği artış oldu. Kurumun 2011 yılı ödenekleri ise 1 milyar 204 milyon 600 bin avro oldu. Kurumun ödemeleri ise, bir yıl önceye nazaran %8,5 oranında arttı. Bu artışın temel nedeni ise emekli maaşlarında ve işsizlik ödemelerinde görülen artış oldu. Bunlara karşı Kurum 2011 yılında daha az yardım parası ödedi. Kurumun 31 Aralık 2011 tarihi itibarıyla 7 milyar 314 milyon 900 bin avrosu var. Bunun 6 milyar 840 milyon 600 bin avrosu genel hesabına yatırılmış, 351 milyon 100 bin avro değerinde de değerli devlet kâğıdı alınmış durumda. Kurum’un parasının %98,3’ü devlete yatırılmış durumda. Bu arada Kurum’da yapılan kontrollerde, sahte bilgiler veren bazı kişiler 5 milyon avroluk fazladan bir ödeme yapıldığı saptandı.

POLİTİS gazetesinin bugünkü ana haberi Sayıştaylığın dün Cumhurbaşkanı’na sunduğu son raporu. Gazeteye göre, hiçbir şey rastlantı değil. Kıbrıs’ın Avrupa Destek Mekanizması’na başvurusu ve memorandum da rastlantı değil. Bu sadece bankaların sorunları nedeniyle yaşanmadı ve bu durum kamu parasının yönetimde var olan bir anlayışın da sonucu. Devlet hazırladığı bütçeyi günün sonunda neredeyse yarım milyar aşarsa, kapatılması zor deliklerin oluşması kaçınılmaz oluyor ve bu özellikle de ekonomik kriz koşularında yaşanırsa durum daha da ağır hale geliyor. Sayıştaylık 2011 yılı bütçesiyle ilgili olarak hazırladığı raporunda bütçede yaşanan aşılmalara dikkat çekti. Bu raporda tahsil edilmeyen vergilere de vurgu yapıldı. Sayıştaylık vergi kaçağında bu yıl özellikle avukatlara yönelik tespitlerde bulundu.

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları

Seçimlere yönelik zıtlaşma sonuçta DİKO ile Lillikas’ı mahkeme önünde hesaplaşmaya götürüyor. Maryos Karoyan’ın Meclis Başkanı olduğu dönemde yardım ettiği kişilerin listesinin ortaya çıkması ve Lillikas’ın bu konuda yaptığı değerlendirmenin ardından DİKO karşı atağa geçti. DİKO milletvekili Atina Kiryakidu dün bir radyo istasyonunda konuşurken, Lillikas’a kişisel olarak saldırıda bulundu ve Panaya köyünden fakir bir kişi olan Lillikas’ın şimdi nasıl milyoner olduğu sorusunu sordu. Lillikas’ın milletvekili seçilmesiyle birlikte eşinin reklâm şirketine devlet kasalarından ne kadar para gittiği sorusunu da gündeme getirdi. Lillikas’ın Ticaret Bakanı olduğu dönemde eşinin şirketinin Kıbrıs Turizm Örgütü’nün ihalelerine katılmasının ne kadar doğru olduğu sorusunu da sordu. DİKO milletvekilinin bu açıklaması sonrası Yorgos Lillikas konuyu yargıya taşıyacağı açıklamasında bulundu.

Taşınmaz mallara ilişkin vergide düzenleme konusunda sorun yaşanıyor. Bu konuya ilişkin yasanın değiştirilmesi öncesinde Troyka ile müzakere zorunluluğu olsa da bu yasanın Meclis’ten geçip geçmeyeceği kesin değil. Otel sahipleri ile toprak alanına yatırım yapan yatırımcılar yasa tasarısının gündeme getirdiği değişikliklere ciddi tepki gösteriyorlar. Meclis ekonomi komisyonu başkanı Nikolas Papadopulos bu düzenlemenin yapılması durumunda kaç şirketin iflasa sürükleneceğinin ve ne kadar kayıp yaşanacağının araştırılmasını istedi. Bugünkü yasa temelinde devletin 24 milyon avro vergi aldığını, yeni düzenlemelerle bu rakamın 180 milyona çıkacağını da belirtti. Buna karşı AKEL milletvekili Yannos Lamaris vatandaşların %80’nin yeni düzenlemeler sonrası da taşınmaz mal vergisi vermeyeceğini söyledi.

ALİTYA gazetesinin bugünkü ana haberi “Troyka 5 istedi, hükümet 15 alacak” başlığı altında taşınmaz malların vergilendirilmesinde gündeme gelen yeni düzenleme. Gazeteye göre, Meclis’in ekonomi komisyonu dün memorandum çerçevesinde gündeme gelen yasa tasarılarını tartıştı. Taşınmaz mallarla ilgili yeni düzenlemelerde Troyka’nın hükümetten 69 milyon avroluk gelir talebinde bulunduğu, oysa hükümetin yaptığı düzenlemelerle bu rakamın 180 ile 200 milyon arasında bir miktara çıkacağı ifade edildi. Vergi Dairesi yetkilileri ise bu değişikliği savunurken, hiçbir verginin %100 toplanamadığına dikkat çektiler ve 100 milyon yerine 50 milyon toplandığı için yeni bir memorandum ile karşı karşıya gelinebileceği uyarısında bulundular.

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları

Gösteriler açısından sıcak bir hafta yaşanacak. Bugün önce polisler ile bankaların değerli kâğıtlarını alanlar Meclis önünde bir protesto gösterisi düzenleyecekler. Gösteri sırasında memorandumun öngördüğü yasa tasarılarının onaylanmasını protesto edecekler. Polisler bir dizi ödeneklerinin kaldırılmasını, bankaların değerli kâğıtlarını alanlar da bunların yerine kendilerine hisse senedi verilmesi yönündeki Troyka’nın önerisini protesto edecekler. Yarın da aynı yerde çok çocuklu aileler, engelliler ve öğretmen sendikaları OELMEK, OLTEK ve POED toplanıp protestoda bulunacaklar. Çok çocuklu aileler ise analık ödeneğinin kaldırılması, çocuk ve öğrenci yardımlarının azaltılmasından şikâyet ediyorlar. Kıbrıs Engelliler Federasyonu da kendilerine yönelik ödeneklerdeki kesintileri protesto edecek.

HARAVGİ gazetesinin bugünkü ana haberi taşınmaz mallara ilişkin vergi uygulamalarında yapılması gündeme getirilen değişiklik. Gazeteye göre, taşınmaz mallara ilişkin vergi yasasında yapılacak değişiklik yurttaşların %80,47’sini etkilemeyecek. Tapu Dairesi’nin verilerine göre, işletmeler düzeyinde de %39,84 oranında bir kesim yeni düzenlemelerden etkilenmeyecek. Dahası mal varlığının değeri 1980 fiyatlarına göre 150 bini aşan ve bu uygulamadan etkilenecek olanlar da sadece 150 binin üzerindeki rakam için vergi ödeyecek. Bu uygulamadan sahip oldukları gayrimenkullerin değeri 1 milyon avronun üzerinde olan 1451 kişi ile 2591 şirket etkilenecek ve on binde bir vergi ödeyecek.

Gazetenin diğer haberlerinden bazıları

Cumhurbaşkanı adayı Stavros Malas’ın seçim bürosu sorumlusu Nikos Katsuridis Malas hükümetinin öncelikli hedefinin Kıbrıs’ta bankacılık sisteminin yeniden yapılandırılması ve böylece bankaların büyümenin temel kaldıracı olarak finans sağlar duruma gelmesi olduğunu söyledi. Bankaların direk olarak Avrupa Merkez Bankası tarafından desteklenmesinin hedefleneceğini de ifade eden Katsuridis bu arada Kıbrıs’ın borçlarının %86’sının bankacılık sisteminden kaynaklandığını ifade etti.

Avrupa Birliği’ne Nobel barış ödülü verilirken Lefkoşa’da Avrupa Evi’nde bir araya gelen Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürk lise öğrencileri barış ve birlikte yaşama mesajı verdiler. Bu ülkenin geleceğini teşkil ettiklerini belirten gençler Avrupa evini doldurdu. Bu etkinliğe eski Cumhurbaşkanlarından Yorgos Vasiliyu da katıldı.

10/12/12

Ομιλία του εκπροσώπου της DİSK, Κιβάντς Ελίατσικ, στο 26ο Συνέδριο ΠΕΟ


Αγαπητοί Σύντροφοι και Συντρόφισσες,
Αγαπητοί ηγέτες της ΠΕΟ και της ΝΤΕΒΙΣ, Αγαπητοί εκπρόσωποι του διεθνούς συνδικαλιστικού κινήματος, Αγαπητοί Σύντροφοι του Ντερβίς Αλί Καβάζογλου και του Κώστα Μισιαούλη, Κύπριοι Εργάτες,
Εκ μέρους της ΝΤΙΣΚ σας μεταφέρω θερμούς χαιρετισμούς,
Στη μια πλευρά οι πολιτικές λιτότητας της Ε.Ε και οι επιβολές της Τρόϊκα. Στην άλλη πλευρά τα απεργιακά κύματα της Νότιας Ευρώπης και τα κοινωνικά κινήματα…
Στη μια πλευρά καθεστώτα που διαλύθηκαν στη Βόρεια Αφρική και Μέση Ανατολή και στη θέση τους η αντιδραστική τάξη που δημιουργείται. Στην άλλη πλευρά οι Άραβες εργάτες που διεκδικούν δημοκρατία και ελευθερία…
Απέναντι στις ιμπεριαλιστικές πολιτικές και στην κατοχή της Παλαιστίνης ένας λαός που αγωνίζεται, ενώ στη Συρία ένας βρώμικος πόλεμος που συνεχίζεται. Στην Τουρκία μια κυβέρνηση που λέει ότι είναι δημοκρατική, αλλά που στην ουσία είναι καταπιεστική και αντεργατική…
Και στο κέντρο αυτού του πίνακα ένα όμορφο νησί στην Ανατολική Μεσόγειο, η Κύπρος. Ένα νησί που πνίγεται στα χρόνια και άλυτα προβλήματα, ένα νησί περικυκλωμένο από εμπάργκο και στρατιωτικές βάσεις, στο επίκεντρο του στόχου του ιμπεριαλισμού…

Ευχόμαστε όπως το 26ο Συνέδριο της ΠΕΟ να είναι ένα βήμα για την επίλυση του Κυπριακού προβλήματος. Ευχόμαστε όπως το Συνέδριο της ΠΕΟ να είναι ένα ακόμα βήμα προς την βούληση των Ελληνοκυπρίων, Τουρκοκυπρίων, Αρμένιων, Μαρονιτών, Λατίνων, αλλά και όλων των ξένων εργατών για να συμβιώσουν σε συνθήκες ασφάλειας και ευημερίας.
Θα ήθελα να υπογραμμίσω για μια ακόμη φορά ότι η ΝΤΙΣΚ καθώς και οι υπόλοιπες προοδευτικές και δημοκρατικές δυνάμεις της Τουρκίας, τασσόμαστε στο πλευρό των Κύπριων εργαζομένων.

Υποστηρίζουμε την επίλυση του Κυπριακού στη βάση της ανεξαρτησίας και της ισότητας και μέσα στο πλαίσιο της βούλησης των Κυπρίων. Υποστηρίζουμε ότι οι Κύπριοι εργαζόμενοι πρέπει να έχουν μια ζωή που να μην είναι υποταγμένη στις ξένες πιέσεις.
Υποστηρίζουμε με σθένος την αντίσταση των Κύπριων εργαζομένων ενάντια στην επιβολή των οικονομικών πακέτων, στα βόρεια από την Τουρκία και στα νότια από την Τρόϊκα.

Όπως και στο παρελθόν έτσι και στο μέλλον η οργάνωσή μας θα συνεχίσει τη συνεργασία της με τις οργανώσεις των Κύπριων εργαζομένων στο διεθνές επίπεδο.
Θα συνεχίσουμε να υποστηρίζουμε την αδελφοσύνη και την ειρήνη ενάντια στους ανταγωνισμούς των εξοπλισμών, ενάντια στην περιφερειακή ιμπεριαλιστική πολιτική, με στόχο να γίνει η Μεσόγειο μια λίμνη της Ειρήνης.
Ευχόμαστε κάθε επιτυχία στο συνέδριο της ΠΕΟ.
Βροντοφωνάζουμε στην Άγκυρα, στην Αθήνα και στη Λευκωσία… στα Ιεροσόλυμα, στη Δαμασκό και στις Βρυξέλλες… Ζήτω η Ενότητα των Εργατών, Ζήτω η Αδελφοσύνη των Λαών.

Ομιλία του Προέδρου της ΝΤΕΒΙΣ, Μεχμέτ Σεϊς, στο 26ο Συνέδριο της ΠΕΟ, 6.12.2012

 
 
 

Αγαπητοί Φίλοι,

Εκ μέρους της ΝΤΕΒΙΣ μεταφέρω τους συντροφικούς μας χαιρετισμούς στο 26ο Συνέδριο σας.

Η ιστορία των αγώνων της ΠΕΟ συμπεριλαμβάνει τους κοινούς ταξικούς αγώνες όλων των Κυπρίων. Με αυτή την πρωτοπόρα στάση της στους αγώνες της εργατικής τάξης, η ΠΕΟ δικαιούται το σεβασμό γιατί απέδειξε πως μπορεί να υπάρχει ένα ταξικό συνδικάτο χωρίς το διαχωρισμό γλώσσα, θρησκείας και φυλής. Ως αδέρφια σας, νιώθουμε ιδιαίτερη τιμή που μπορούμε να χαιρετήσουμε το συνέδριο σας.

Αγαπητοί Σύντροφοι και Συντρόφισσες,
Είμαστε σε μια περίοδο που το παγκόσμιο κεφάλαιο αυξάνει την εκμετάλλευση διαμέσου θεσμών όπως το Διεθνές Νομισματικό Ταμείο, η Παγκόσμια Τράπεζα, αλλά και η Ε.Ε που μετατράπηκε σε ένα από τα τρία μεγάλα φρούρια του κεφαλαίου.

Η κυρίαρχη τάξη εντατικοποιεί την επίθεση ενάντια στα εργατικά δικαιώματα και δημιουργείται μια κατάσταση όπου οι κατακτήσεις της εργατικής τάξης που θεμελιώθηκαν με αίμα ήδη από τις αρχές του 19ου αιώνα δεν υπολογίζονται. Στοχεύουν στην καταστολή της συνδικαλιστικής δράσης, στην κατάργηση των συλλογικών συμβάσεων και στην αύξηση του ωραρίου δουλειάς. Μετατρέποντας τις κρίσεις που είναι αποτέλεσμα των αδιεξόδων του καπιταλισμού, σε δικές τους ευκαιρίες, προσπαθούν να μεταφέρουν τα βάρη στους εργαζόμενους.

Τη στιγμή που μια χούφτα πλουσίων προσθέτει νέα πλούτη στο λογαριασμό της, η ανεργία αυξάνεται. Εκαιτίας του ακόρεστου πάθους του κεφαλαίου για κέρδος, συνεχίζονται οι πόλεμοι. Προσπαθούν να ομαλοποιήσουν καταστάσεις όπως η πείνα και η μετανάστευση. Οι φτωχοί άνθρωποι μεταναστεύουν σε άλλα κράτη των οποίων τα σύνορα αλλάζουν. Το ίδιο συμβαίνει και με συνανθρώπους μας που αντιμετωπίζουν τον κίνδυνο του πολέμου και της πείνας. Άνθρωποι πεθαίνουν κατά το ταξίδι της μετανάστευσης σε πλοία που βυθίζονται και κοντέϊνερ. Ακόμα και στη χώρα μας πολλές φορές βγήκαν στις ακτές τα πτώματα ανθρώπων που ξεκίνησαν αυτό το ταξίδι του θανάτου.
Εμείς δεν είμαστε υποχρεωμένοι να αποδεχτούμε την τάξη των κυρίαρχων. Για να αλλάξουμε αυτές τις συνθήκες, ως εργαζόμενοι, θα πρέπει να ενισχύσουμε τον ταξικό αγώνα και να ανδυναμώσουμε την παγκόσμια ενότητα και αλληλεγγύη με τους εργάτες σε όλο τον κόσμο.

Αγαπητά μου αδέρφια,

Αναπόσπαστο κομμάτι του αγώνα της εργατικής τάξης για δουλειά, ψωμί και ελευθερία, είναι και ο αγώνας για την ειρήνη. Δυστυχώς στην πατρίδα μας ακόμα δεν έχει επιλυθεί το Κυπριακό πρόβλημα παρά τις συνομιλίες και βρισκόμαστε σε μια περίοδο που αυξάνεται η απαισιοδοξία των ανθρώπων.

Η απαισιοδοξία είναι εχθρός της εργασίας και της ειρήνης. Αν είμαστε απαισιόδοξοι σημαίνει ότι αποδεχτήκαμε την ήττα. Η ελπίδα υπάρχει εφόσον υπάρχει ο αγώνας. Με αυτό το σκεπτικό θα πρέπει να ενδυναμώσουμε και τον αγώνα μας για την ειρήνη.

Η Κύπρος ανήκει στους Κύπριους και ο στόχος μας είναι η Ενωμένη Ομοσπονδιακή Κύπρος. Είναι το Κοινό Κράτος όπου οι Κύπριοι θα μοιράζονται την μία και μόνη κυριαρχία και που θα είναι βασισμένο στη μία ιθαγένεια, στη μία διεθνή προσωπικότητα και στην πολιτική ισότητα.

Ηρωϊκοί αντιπρόσωποι της ΠΕΟ, σύντροφοι και συντρόφισσες,

για μια ακόμη φορά χαιρετώ το 26ο Συνέδριό σας. Πιστεύω ακράδαντα ότι το συνέδριο της ΠΕΟ θα ενισχύσει τους αγώνες υπέρ της εργασίας και της Ειρήνης. Σας εύχομαι επιτυχία στις εργασίες σας.

Ζήτω η ΠΕΟ!

DISK temsilcisi Kıvanç Eliaçık tarafından 26. PEO Kongresinde yapılan Konuşma, 6.12.2012



Sevgili Yoldaşlar,
PEO’nun ve DEV-İŞ’in değerli genel başkanları,Uluslararası Sendikal Hareket’in değerli temsilcileri, Derviş Ali ve Kostas’ın yoldaşları, Kıbrıslı işçiler, Hepinizi, DİSK adına içtenlikle selamlıyorum.

Bir yanda Avrupa Birliği’nin kemer sıkma politikaları ve Troyka’nın dayatmaları… Diğer yandan Güney Avrupa’da grev dalgası ve toplumsal hareketler…
Bir yanda Kuzey Afrika ve Orta Doğu’da yıkılan rejimler ve yerlerine kurulan gerici düzenler… Diğer yanda demokrasi ve özgürlük isteyen Arap işçiler…

Emperyalizmin politikaları karşısında Filistin’de işgale direnen bir halk, Suriye’de devam eden kirli savaş… Türkiye’de demokrat olduğunu söyleyen baskıcı ve işçi düşmanı bir hükümet…
Bu tablonun tam ortasında Akdeniz’de güzel bir ada Kıbrıs… Yıllardır çözülemeyen kangrenleşen sorunlarla boğuşan bir ada…  Ambargolarla, askeri üslerle kuşatılmış emperyalizmin hedefinde duran bir ada…

26. PEO Kongresi’nin Kıbrıs Sorunu’nun çözümü için atılmış bir adım olmasını diliyoruz.
PEO Kongresi’nin Kıbrıslırum, Kıbrıslıtürk, Ermeni, Maronit, Latin veya göçmen tüm işçilerin barış, güven ve refah içinde bir arada yaşama arzusu için atılmış bir adım olmasını diliyoruz.

DİSK’in ve Türkiye’deki diğer emek ve demokrasi güçlerinin her zaman Kıbrıslı işçilerin yanında olduğunu ifade etmek istiyorum.
Kıbrıs Sorunu’nun Kıbrıslıların iradesi çerçevesinde bağımsızlık ve eşitlik temelinde çözülmesini savunuyoruz. Kıbrıs emekçilerinin dış baskılara boyun eğmeden onurla yaşamasını savunuyoruz.

Kuzey’de Türkiye’nin, Güney’de Avrupa Troykası’nın ekonomik paket dayatmalarına karşı Kıbrıslı işçilerin direnişini destekliyoruz.
Konfederasyonumuz dün olduğu gibi gelecekte de uluslararası düzeyde Kıbrıslı emekçilerin örgütleriyle işbirliğini sürdürecektir.

Akdeniz’in bir barış gölü olması için, emperyalizmin bölge politikalarına ve silahlanma yarışına karşı barışı ve kardeşliği savunmaya devam edeceğiz.
PEO’nun “iş ve sosyal adalet” talebiyle düzenlediği kongresine başarılar diliyoruz.

Ankara, Atina veya Lefkoşa’da… Kudüs, Şam veya Brüksel’de Yaşasın İşçilerin Birliği Yaşasın Hakların Kardeşliği

DEV-İŞ Genel Başkanı Mehmet Seyis’in PEO 26. Kongre Konuşması 6.12.2012


Değerli Dostlar, 26. Kongrenizi DEV-İŞ adına yoldaşca selamlarım.

PEO’nun mücadele tarihi, tüm Kıbrıslı emekçilerin ortak sınıf kavgalarını İçinde barındırır. İşçi Sınıfı Mücadelesinde bu öncü duruşu ile, PEO “Dil, Din Irk Ayrımı olmadan Sınıf Sendikası Olabilme” anlamında hak ettiği saygınlığa sahiptir. Kardeşiniz olarak kongrenize hitap edebilmek bize onur veriyor.

Yoldaşlar, Sermayenin tüm dünyada, Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası (WB) ve Sermayenin üç büyük kalesinden biri haline gelen Avrupa Birliği (AB) aracılığıyla yaptırımlar uygulayarak sömürüsünü artırdığı bir dönemdeyiz.

Egemenler, emekçi haklarına saldırıyı tırmandırıyor ve işçi sınıfının 1800’lü yıllarda canları pahasına elde ettikleri kazanımların bile yok saydıldığı bir ortam yaratılıyor. Sendikal faaliyetleri ve toplu sözleşmelerini etkisizleştirmeyi, çalışma saatlerini artırmayı hedefliyorlar. Kapitalizmin açmazlarından doğan Krizleri de Fırsata çevirerek, faturayı yine emekçilere kesiyorlar.

Bir avuç zengin karına kar katarken, dünyamızda işsizlik büyüyor. Sermayenin doymak bilmez kar tutkusu yüzünden, Dünyada savaşlar sürüyor. Açlık, işsizlik ve göçler normalleştiriliyor. Yoksul insanlar, başka ülkelerin sınırlarını zorluyor. Aç ve canı tehlikede insanlar ölümü göze alarak tehlikeli yoculuklarla başka ülkelere göçmeye çalışıyorlar. Bu yolculuklarda batan teknelerde, havasız konteynerlerde insanlar can veriyor. Bizim ülkemize bile, bu yollarla giriş için bu can pazarına çıkan insanların cesetleri defalarca sahile vurmuştur.

Biz onların düzenlerini kabul etmeğe mecbur değiliz. Emekçiler olarak bu koşulları değiştirmek için, sınıf kavgasını yükseltmeli ve dünya emekçileri ile, mazlum halklar ile Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışmamızı Yükseltmeliyiz.

Kardeşlerim, İşçi sınıfının ‘İş, Ekmek ve Özgürlük’ mücadelesinin ayrılmaz bir parçası da ‘Barış’ mücadelesidir. Ne yazıktır ki, bizim ülkemizde bu güne kadar yapılan görüşmelere rağmen hala Kıbrıs sorunu çözüme ulaşamamış ve hatta insanlarda karamsarlığın, umutsuzluğun arttığı bir döneme girmiş durumdayız.

Umutsuzluk, Ekmeğin, Barışın ve Güzelliklerin Düşmanıdır. Umutsuz olmak yenilgiyi kabul etmektir. Umut ise, ancak Kavga varsa yeşerir. Bu bilinçle, Kıbrıs’ta Barış için de mücadelemizi de yükseltmeliyiz.

Kıbrıs Kıbrıslılarındır ve Hedefimiz “Birleşik Federal Kıbrıs”tır. Ortak Devlettir. Ortak Devlet, Kıbrıslıların Ortak kullanacağı Tek Egemenliği, Tek Yurttaşlığı, Uluslararası alanda Tek Temsiliyeti olan siyasi eşitliğe dayalı olmalıdır.

PEO’nun yiğit delegeleri can yoldaşlarım, bir kez daha 26. Kongrenizi selamlarım. Kongrenizin Emek ve Barış mücadelemize ivme katacağına olan inancımı belirtir çalışmalarınızda başarılar dilerim. Yaşasın PEO.