30/4/13

Ομιλία του Προέδρου της ΝΤΕΒΙΣ Μεχμέτ Σεϊς 1η Μαίου 2013 – Λευκωσία




1η Μαίου 2013 – Λευκωσία 

Αγαπητοί Σύντροφοι σας χαιρετώ,
Για ακόμα μια φορά τιμούμε την μνήμη των πρωτοπόρων εργατων που έχασαν τη ζωή τους στη μάχη του κεφαλαίου εναντίον της εργασίας. Ο αγώνας μεταξύ κεφαλαίου και εργασίας στον οποίο αυτοί οι εργάτες θυσιάστηκαν για μια καλύτερη ζωή, ακόμα συνεχίζεται.

Σήμερα οι κυρίαρχες νεοφιλελεύθερες πολιτικές μας γυρίζουν σε συνθήκες ζωής και εργασίας των αρχών του 19ου αιώνα. Οι καπιταλιστές και τα κράτη τους μετατρέπουν την κρίση, η οποία είναι αποτέλεσμα των αδιεξόδων του καπιταλισμού, σε ευκαιρία για να πλουτίσουν περαιτέρω τα αφεντικά. Ενώ την ίδια στιγμή σπρώχνουν στη φτώχια τα πλατιά λαϊκά στρώματα. 

Δεν υπάρχει καμιά διαφορά ανάμεσα στις πολιτικές που επιβάλλει η κυβέρνηση του Κόμματος Δικαιοσύνης και Ανάπτυξης εναντίον των Τουρκοκυπρίων στα βόρεια της Κύπρου, από αυτές που επιβάλλει η Ε.Ε και η Τρόϊκα εναντίον των Ελληνοκυπρίων στα νότια του νησιού. Σχεδιάζεται ένα παιχνίδι για να πάρουν από τα χέρια μας ότι απέμεινε στους Κύπριους. Επιδιώκουν να πάρουν από τα χέρια μας τη βούλησή μας.

Με την ευκαρία της Πρωτομαγιάς, μέρας Διεθνούς Αλληλεγγύης και Αγώνα των Εργαζομένων, απευθύνω τους πιο θερμούς αγωνιστικούς χαιρετισμούς στους Ελληνοκύπριους αδερφούς μας που αγωνίζονται ενάντια στις επιθέσεις της Τρόϊκα. Θα πρέπει να γνωρίζετε ότι αντιμετωπίζουμε τα ίδια ακριβώς προβλήματα και οπωσδήποτε θα πρέπει να προχωρήσουμε στη δημιουργία μιας κοινής βάσης αγώνα. Απέναντι στην πηγή όλων μας των προβλημάτων που είναι η διχοτόμηση, θα πρέπει να ενισχύσουμε τον κοινό μας αγώνα.


Αγαπητοί μου Φίλοι,
Ο αγώνας για την Ειρήνη είναι αδιάσπαστο κομμάτι του αγώνα της εργατικής τάξης για δουλειά και ψωμί. Ένα κύριο κομμάτι του αγώνα μας στην Κύπρο, είναι η προσπάθεια για επίλυση του Κυπριακού προβλήματος. Δυστυχώς δεν έφτασαν σε θετικό αποτέλεσμα οι συνομιλίες που διεξάγονται υπό την αιγίδα του ΟΗΕ. Όμως σε αυτή τη διαδικασία η αποδεχτή και από της δύο κοινότητες λύση, η λύση που είναι εφικτή με βάση το διεθνές δίκαιο, είναι η Ενωμένη Ομοσπονδιακή Κύπρος.

Τα σημεία που μέχρι σήμερα συμφώνησαν οι ηγέτες των δύο κοινοτήτων, προνοούν για Ομοσπονδία. Οι διαπραγματευτές θα πρέπει να μείνουν  αφοσιωμένοι σε αυτό το στόχο. Εμείς ως Κύπριοι δεν μπορούμε να αποδεχτούμε απόψεις που υπηρετούν τη διχοτόμηση. 

Με βάση τις αποφάσεις στις συνομιλίες που γίνονται στη βάση των Ηνωμένων Εθνών, η Κυπριακή Δημοκρατία θα πρέπει να μετατραπεί σε ένα κοινό Ομοσπονδιακό Κράτος. Αυτό το κοινό κράτος θα πρέπει να είναι η ενωμένη ομοσπονδιακή Κύπρος, η οποία θα έχει μία και μόνη κυριαρχία την οποία θα ασκούν από κοινού οι Κύπριοι, θα έχει μία ιθαγένεια και μία διεθνή προσωπικότητα.

Χωρίς να περάσει άλλος χρόνος, πρέπει να γίνει προσπάθεια για τη λύση. Σίγουρα υπάρχουν δυσκολίες σε ένα πρόβλημα όπως το Κυπριακό, το οποίο διαρκεί εδώ και μισό αιώνα. Όμως ενά πραγματικά θέλουμε να επανενώσουμε την πατρίδα μας δε θα πρέπει να υπάρχει κανένα εμπόδιο προς τη λύση. Σε αυτό το θέμα συνεχίζουμε τον κοινό μας αγώνα βασισμένο σε αρχές με την ΠΕΟ. Και στο αμέσως επόμενο χρονικό διάστημα θα υλοποιήσουμε και νέους στόχους.

Ο αγώνας της 1ης Μαϊου συνεχίζει να φωτίζει το δρόμο μας. Ο αγώνας για απελευθέρωση της εργασίας, για ειρήνη και για μια κοινή πατρίδα θα συνεχιστεί. Ζήτω η 1η Μαϊου, μέρα διεθνούς ενότητας, αλληλεγγύης και αγώνα των εργατών. Ζήτω η Κόκκινη Πρωτομαγιά.

DEV-İŞ Gn. Başkanı Mehmet Seyis’in Konuşması 1 Mayıs 2013 - Lefkoşa




1 Mayıs 2013 - Lefkoşa

Merhaba Yoldaşlar, Emek-Sermaye kavgasında şehit düşen İşçi Önderlerini bu gün bir kez daha saygıyla anıyoruz.  Onların aş ve insanca yaşam için can verdikleri Emek-Sermaye kavgası hala devam ediyor.

Günümüzde dünyamıza hakim kılınan Neo Liberal politikalar, bizleri 1800’lü yılların çalışma ve yaşam koşullarına geri döndürüyor.  Kapitalizmin çıkmazlarından doğan ekonomik krizi Kapitalistler ve onların devletleri fırsata çevirip, patronları daha zengin yaparken, geniş halk kesimlerini daha da yoksullaştırıyorlar. 

Kıbrıs’ın Kuzeyinde, Ankaradaki AKP hükümetinin Kıbrıslıtürklere yaptığı dayatmalar ile Güneyinde AB ve Troykanın Kıbrıslırumlara yaptığı dayatmaların  amaçlarında fark yok. Siyasi ve Ekonomik olarak Kıbrıslılara ait ne varsa elimizden alınması için oyunlar tezgahlanıyor. Ülkemizin gerek kuzeyinde, gerek ise güneyinde irademiz elimizden alınmaya çalışılıyor.

Dünya Emekçilerinin Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü olan bu gün  Kıbrıslırum kardeşlerimizin, Troykanın saldırılarına karşı verdikleri mücadeleyi bu vesileyle selamlar en içten dayanışma duygularımızı iletirim. Bilinmelidir ki, sıkıntılarını aynen hissediyoruz ve mutlaka ortak bir mücadele zemini yaratmalıyız. Sorunlarımızın en önemlisi olan bölünmüşlüğe karşı Ortak Barış Mücadelemizi de yükseltmeliyiz.

Dostlarım, Barış mücadelesi İşçi sınıfının İş ve Ekmek mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Mücadelemizin önemli bir ayağı da Ülkemizde Kıbrıs sorununun çözümü için mücadeledir.  BM nezdinde yapılan görüşmelerde ne yazıktır ki bir sonuca varılamadı. Ancak bu süreçlerde, hem her iki toplum tarafından çoğunlukla kabul gören, hem de uluslararası hukuk içinde mümkün olan çözüm şekli “Birleşik Federal Kıbrıs’tır.

Bu güne kadar toplum liderlerinin üzerinde anlaşmaya vardıkları hususlarda da Federasyon öngörülmektedir. Görüşme süreçlerinde Toplumlar adına görüşmeci olanlar, bu uzlaşılara bağlı kalmalıdırlar. Biz Kıbrıslılar ayrılıkçılığa hizmet eden görüşleri kabul etmiyoruz.

Kıbrıs Cumhuriyeti, BM zemininde bu güne kadar sürdürülen görüşmelerde ortaya çıkan ilgili kararlar çerçevesinde,  Ortak Federal Kıbrıs’a dönüşmelidir. Ortak Devlet, Kıbrıslıların ortak kullanacağı Tek Egemenliği, Tek Yurttaşlığı, Uluslararası alanda Tek Temsiliyeti olan Siyasi eşitliğe dayalı Birleşik Federal Kıbrıs olmalıdır.

Zaman geçirmeden çözüm için çalışılmalıdır. Kıbrıs Sorunu gibi yarım asırdır süren bir sorunun çözümünde mutlaka zorluklar da vardır. Ancak Vatanımızın yeniden birleşmesini de istiyorsak hiçbir zorluk çözüme engel olmamalıdır. Bu konuda PEO ile ortak ilkeli bir mücadele sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde de yoldaşlarımızla ilkeli çalışmalarımız sürecektir.

1 Mayıs Mücadelesi Yolumuzu Aydınlatmaya Devam ediyor. Emeğin Kurtuluşu için, Barış için, Ortak Vatan için mücadele sürecek. 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günümüz Hayırlı Olsun. Yaşasın Kızıl 1 Mayıs.

27/4/13

PEO ve DEV-İŞ 1 MAYIS 2013 ORTAK AÇIKLAMASI




PEO ile DEV-İŞ olarak, 1 Mayıs İşçi Bayramı vesilesiyle tüm Kıbrıslı çalışanlara mücadeleci selamlarımızı gönderiyoruz. Aynı zamanda insan hakları ve çalışanların hakları için, emekçilerin yaşam koşullarının daha da iyileştirilmesi için, eşitsizliklerin ve sömürünün olmayacağı daha iyi bir dünyanın inşası için mücadele eden tüm halklarla dayanışmamızı ifade ediyoruz.

Pek çok halkta acılar yaratan ve savaşlara yol açmaya devam eden emperyalist “Yeni Dünya Düzeni”ne karşı uluslararası hukukun ilkelerine saygıya dayalı dünya barışı için dünyanın dört bir yanında mücadele eden barıştan yana ilerici güçlerle sesimizi birleştiriyoruz.

İki örgüt olarak, bütün dünyada çalışanların derin ve süre giden bir küresel ekonomik krizin sonuçlarıyla karşı karşıya oldukları tespitini paylaşmaktayız. Sermaye ve temsilcileri çalışanların uzun yıllar süren çetin mücadeleler sonucu elde ettikleri haklara ve kazanımlara karşı saldırmak için krizi bahane olarak kullanmaktadırlar.

12/4/13

KTÖS’ün 39. Kongresi’nde PEO Merkez Örgütlenme Sekreteri Hristos Tombazos tarafından yapılan selamlama konuşması






KTÖS’ün 39. Kongresi’nde
PEO Merkez Örgütlenme Sekreteri Hristos Tombazos
tarafından yapılan selamlama konuşması

Lefkoşa – 13.4.2013
Değerli dostlar,

PEO Genel İdare Konseyi adına kongrenize on binlerce PEO üyesinin mücadele ve kardeşlik selamlarını getiriyorum.

Kıbrıslıtürk öğretmenlerin sendikal örgütü KTÖS Kıbrıslıtürk çalışanların en mücadeleci örgütlerinden biridir. Neoliberal politikalara karşı direnişte de, barış ve yurdumuzun yeniden birleşmesi mücadelesinde de en ön saflarda yer almaktadır.

PEO’nun Kıbrıslıtürklerle ilişkilerinin doğası, derinliği ve içeriği konjonktürel çıkarlar temelinde değildir. Etnik köken, din ve cinsiyetin ötesinde bizi ortak sınıfsal çıkarlar birleştirmektedir. 1925’te o dönemde kuruluş hazırlığı içerisindeki Kıbrıs Komünist Partisi’nin manifestosunda ileriyi gören şu yorum yer almaktaydı: “insanlar yurtlarının büyüklüğü için birbirlerini yiyen Helenler ve Türkler olarak değil; artık yoksullar ve zenginler olarak ayrılmaktadır”.

Bugün iki toplumun işbirliği ve eylem birliği için verdiğimiz mücadelemizin bir tarihe sahiptir ve somut sınıfsal ve siyasi içeriği vardır.

PEO, sınıfsal bilince sahip Kıbrıslırum-Kıbrıslıtürk emekçilerin ortak eseridir. Onlar yerli ve yabancı gericiliğe karşı birlikte mücadele ettiler. 8 saatlik çalışma günü, sosyal sigortalar, toplu sözleşme ve daha nice hakları için birlikte mücadele ettiler. Şovenizm canavarına karşı birlikte mücadele ettiler. Ahmet Sadi, Ahmet Gürkan, yarın anacağımız Kavazoğlu, Mişaulis ve daha nice yurtsever bölünme ve taksime karşı savaştıkları için iki toplumdan da şoven unsurların hedefi oldular, saldırılara uğradılar, yaralandılar, öldürüldüler.

Ortak faaliyet programlarımızı yaşama geçirerek, mücadelelerimize bugün de birlikte devam ediyoruz,

Dostlar,
Kıbrıs sorununun çözümü için, ülkemizin ve halkımızın yeniden birleşmesi için mücadele Kıbrıs işçi sınıfının önceliği olmaya devam etmektedir. İki toplumun siyasi eşitliğiyle iki bölgeli iki toplumlu federasyon çözümü için mücadele Kıbrıs işçi sınıfının önceliği olmaya devam etmektedir. Tek egemenliği, tek vatandaşlığı ve tek uluslararası kimliği olacak bir devleti öngören ve BM kararları ile doruk anlaşmaları temelinde çözüm için mücadele Kıbrıs işçi sınıfının önceliği olmaya devam etmektedir.

İşçi sınıfının birliği ülkenin ve halkın yeniden birleşmesinin omurgası olabilir.

Kıbrıs sınıf sendikacılığı hareketinin taksim ve bölünme ile uzlaşması asla söz konusu olamaz. Vizyonumuz en kısa zamanda etnik, dinsel ve diğer ayrımları aşarak, emekçiler için nitel olarak daha yüksek, daha adil bir topluma ulaşmak için doğrudan ortak sınıfsal ve sosyal hedeflerimizi önümüze koymaktır.

Çok çetin koşullarla karşı karşıya olduğumuzu biliyoruz. Ancak ellerimiz kaldırıp, teslim olmamız asla söz konusu olamaz.

Adadaki tüm emekçiler olarak, daha önce görülmemiş saldırılarla karşı karşıya bulunuyoruz. Çalışma yaşamını orta çağ koşullarına geri götürmeyi, bizi boyunduruk altına almayı, sermaye ve emperyalizmin bağımlı sömürgesi haline dönüştürmeyi hedefleyen saldırılarla karşı karşıyayız.

Yakın bir süre önce değerli yoldaş Arif Hoca’yı üzüntü içerisinde son yolculuğuna uğurlarken, Kıbrıslıtürk dostlarım bana “bu tarafta Türkiye, o tarafta Troyka, bizi hiç rahat bırakmayacaklar” demişlerdi. Biz ortak mücadelemizi daha çok yoğunlaştırırsak, yıllardır uğrunda mücadele ettiğimiz hedefimize ulaşırsak, hepimiz birlikte ortak vatanımızın gerçek efendileri olursak, işte o zaman rahat olacağız.

Halkımızın hareketlenmesi iki toplumun güçlü bir ortak mücadele cephesinin oluşmasının koşullarını yaratabilir. Çok yakında işçi sınıfının büyük sınıfsal bayramını, 1 Mayıs’ı kutlayacağız. Bu, şanlı mücadelemizin bayraklarıyla birlikte yollara dökülmemiz, seslerimizi birleştirmemiz için bize iyi bir fırsat vermektedir.

Yabancı düşmanlığını ve ırkçılığı geliştiren yaklaşımları ve anlayışları mahkûm ediyoruz. Bu tür anlayış ve yaklaşımların halkımıza ve yurdumuza yabancı olduklarını, tüm toplum için tehlikeli olduklarını vurguluyoruz. Neofaşizmin, ırkçılığın, milliyetçiliğin yeniden hortlatılması utanç vericidir.

Sevgili dostlar,
Bizim hedeflerimiz ve vizyonlarımız çok daha ilerilere gidebilmektir. Kıbrıs sorununun ilkeler temelinde çözümü, yurdumuzun ve halkımızın yeniden birleşmesi Kıbrıs işçi sınıfı olarak birlikte toplumun ana çelişkileri üzerine, gerçek çelişkileri üzerine odaklanmamıza izin verecektir.

Bu vizyon başarılamayacak bir vizyon değildir. Bilakis gerçekçi ve gerçekleştirilebilecek olan vizyondur. Ancak bunu yaşama geçirebilmemiz için çok çalışmamız gerekiyor. Yılmadan, yorulmadan ısrarla mücadele etmemiz gerekiyor.

Ve hepimiz bu mücadeleyi verecek güce ve azme sahibiz.

KIBRIS’TA BARIŞ ENGELLENEMEZ!

Sözlerime son verirken, bir kez daha kongrenize başarılar diliyorum.

9/4/13

KAVAZOĞLU – MİŞAULİS ORTAK VATAN – ORTAK MÜCADELE



Kıbrıslırumların ve Kıbrıslıtürklerin dostluk ve işbirliğinin
kahraman şehitleri Derviş Ali Kavazoğlu ve Kostas Mişaulis’in
anısına ve onuruna gerçekleştirilecek etkinlik

14 Nisan 2013 Pazar

PROGRAM
9.45        Kostas Mişaulis'in anısına Lefkoşa'daki A. Konstantinos ve A. Eleni Mezarlığı'nda saygı duruşu ve çelenk konması.
10.00      Pera Horyo'dan (Parashu benzin istasyonundan) Dali'ye doğru gençlik yürüyüşünün başlaması.
10.45      Dali Halk Örgütleri binasının önünde miting.

·               DEV-İŞ Genel Başkanı Mehmet Seyis'in selamlama konuşması
·               AKEL M.K. Genel Sekreteri Andros Kiprianu'nun konuşması

Dali Türk Mezarlığı'na yürüyüş.
Derviş Ali Kavazoğlu'nun anısına saygı duruşu yapılması ve çelenk konulması.